x

Ebâ Müslim-nâme – 2

Destanlar, olağanüstü olayların ifadesidir. Hareketsiz toplumların ve milletlerin destanları olmaz. Türkler, tarih boyunca çok geniş coğrafyalara yayıldıklarından, âdeta hareketin sembolü olmuşlardır. Anavatanlarında ve gittikleri yerlerin çoğunda, değişik unsurlara karşı mücadeleler etmek zorunda kalmışlardır. Bu mücadelelerin bir kısmı, destanlaşarak tarih boyunca milletin hafızasından silinmeyip ebedîleşmiştir.

Ebâ Müslim-nâme, Türk Destanları içerisinde Müseyyeb-nâme’den sonraki ve Battal-nâme’nen önceki halkayı oluşturmaktadır.

Ebâ Müslim-nâme, Ebâ Müslim Horasanî’nin çevresinde gelişen olaylara dayanır. Onun çocukluk ve gençlik yıllarını, gösterdiği kahramanlıkları, yaşadığı dönemde geçen bazı olayları içerir. Özet olarak Hazret-i Ali ile Muaviye taraftarları arasındaki mücadeleleri ve Abbasîlerin zaferlerini anlatır. 

İlk kez kim tarafından ve ne zaman yazıldığı bilinmeyenler arasındadır. Kaynaklar, Ebâ Müslim-nâme’nin, Ebû Tahir-i Tusî (Tarsusî) tarafından yazıldığını veya başka bir dilden tercüme edildiğini söylemektedir.  

Ebâ Müslim-nâme, Türk muhayyilesi ile derinleşmiş ve renk almış, Türk zekası ile zenginleşmiştir. Destan, Türk milletinin kendi eseri olmuştur.

Ebâ Müslim-nâme’nin tam metni, şimdiye kadar ortaya konulmamıştır. Metin ortaya konulamadığı için tam olarak neleri içerdiği, kaç cilt olduğu bilinememektedir. Bütün bunlar, Türk kültürü ve Türk edebiyatı için büyük bir talihsizlik olsa gerektir. 

Bu çalışma, Ali Ferdî bin Mustafa el-Kayseri tarafından H. 1290’da manzum olarak istinsah edilen Süleymaniye Kütüphanesi nüshasının II. cildi  esas alınarak hazırlanmıştır. Nüsha, 168 varaktır.