x

TÜRK NİNNİLERİNİN DİLİ


Ninninin hemen her milletin edebiyatı içinde bulunduğu ve değişik adlarla bilindiği anlaşılmaktadır. Fakat ninni söyleme ve yerli yerinde kullanma bakımından diğer milletlerin Türk milleti kadar içten ve samimi olup olmadığı bilinmemektedir.

Şimdiye kadar yapılan çalışmaları incelediğimizde Türk ninnilerinin yeteri kadar araştırıldığını ve incelendiğini söylemek zordur. Zira derlenmemiş ciltlerce ninninin unutulmaya terk edildiği açıktır.

Bu tür üzerinde şimdiye kadar yeteri kadar eser verilememiş olması, bir talihsizliktir. Ninnilerin tamamının derlenip yazıya geçirilmemiş olması; Türkçe, Türk kültürü ve Türk edebiyatı açısından ise daha büyük bir talihsizliktir.

Konuya kısaca göz gezdirdiğimizde şimdiye kadar yapılan araştırmalarda ninni metinlerinin bir kısmının derlendiği; derlenen metinlere göre ninnilerin tariflerinin yapıldığı ve şekil bakımından incelendiği görülmektedir.

Ninniler konusunda pek çok tarif yapılmıştır. Bu tarifler, özetle; ninnilerin manzum olduğu; çocuklara anneleri veya yakınları tarafından çeşitli biçimlerde, özellikle ezgili söylendiği; ağlayan çocukları susturmak ve uyutmak veya uyku vakti gelen çocukları uyutmakla ilgili bulunduğu; mısralara birtakım ahenkli klişe sözler ilave edildiği; kafiye ve ahenk özellikleri taşıdığı; beste ile terennüm edildiği yönündedir. Aslında bu tariflerin, birkaç unsur eksik olarak, hemen hepsinin doğruya yakın olduğu görülmektedir.

Eksiklerden bir tanesi, bebeklerin uyandırılırken de ninnilerin söylenmesinin belirlenememesidir. Halkbilimcilerin, ninnilerin bu yönünü tespit edemedikleri anlaşılmaktadır.

Beşiğimin kulpu bakır,
Uğulerim takır takır,
İçindeki Molla Bekir,
Uyan bebek sabah oldu,
Nenni bebek sabah oldu.

Yazının Tamamı [*.pdf]