x

TÜRKİYE’NİN BEKÇİSİ TÜRKÇEDİR
 

Türkiye ve Türklüğün bir siyasî sınırı, bir de kültür sınırı vardır. Siyasî sınırımız, içinde bulunduğumuz vatan iken kültür sınırımız, Türkçenin konuşulduğu her yere uzanır. Üzerinde hangi bayrak dalgalanırsa dalgalansın, Türkçenin yazıldığı ve konuşulduğu her coğrafya Türk kültür sınırının içerisindedir. Günümüzde kuzeydoğu Asya’dan Afrika’nın ortalarına, Çin Seddi’nden Avrupa’nın içlerine kadar Türk milletini birbirine bağlayan en önemli bağ Türkçedir.

Coğrafyayı vatan, insanları millet yapan unsurların en başında dil gelir. Ayrıca dil, coğrafyanın ve milletin en önemli bekçisidir. Hem siyasî hem de kültür sınırımızın bekçisi de Türkçedir. Dolayısıyla Türkçenin kullanılması ve Türkçe öğretiminin önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Almanlar, II. Dünya Savaşı’nda Fransa’yı işgal ettiğinde Alsace ve Lorraine’deki okullarda Almancadan başka dil öğretilmesini yasaklarlar. Öğretmenler ve öğrenciler Fransızcanın ne kadar önemli olduğunu o zaman fark ederler. Geriye dönüp baktıklarında Fransızcanın öğretimi ve öğrenimi konusunu ne kadar ihmal ettiklerini o zaman anlarlar. Aileler daha fazla para kazanabilmek için çocuklarını tarlalara ve dokuma tezgahına göndermişler, öğretmenler çocuklara bahçelerini sulatmışlar …

Ülke işgâl edilince Almanların: “Fransız olduğunuzu iddia ediyorsunuz, hem de dilinizi konuşup yazmasını bilmiyorsunuz.”demelerinden korkarlar ve kendi kendilerinden utanırlar. Fransız öğretmenler son derste: “Fransızcanın dünyanın en güzel, en açık, en sağlam dili olduğunu, kendi aralarında daima Fransızca konuşmaları gerektiğini; bir millet esarete düşünce diline sahip oldukça, zindanının anahtarının kendi elinde olduğunu duyurmuşlardır.”

Musibeti gören Fransızlar nasihatleri tutmuşlar, dillerine sıkı sıkıya sarılmışlar. Sonunda yenilen Almanlar olmuştur.

Fransızlar, Fransızcanın gücünü fark etmişler ve dillerine her şeyin üzerinde tutmuşlardır. Fransa’da elliye yakın etnik grup varken çıkarılan dil yasası, özetle, “Ya her sahada Fransızcayı kullanırsın ya da Fransa’da yaşayamazsın.” demektedir.

Ekonomisi ve askerî gücüyle Avrupa’nın en önde gelen ülkelerinden biri olan Fransa, Fransa’nın bekçisinin Fransızca olduğunu anlamış ve bu mührü iyi kullanmıştır.

Yazının Tamamı [*.pdf]